Teknolojinin Beraberinde Getirdikleri Gerçekten De Masum Mu?

Teknoloji, adeta çağın bize sunduğu bir velinimet! Zamanı geri alıp baktığımızda herşey ne kadar da zordu öyle değil mi? Navigasyonunuz olmadan bir yolculuğa çıktığınızı hayal edin? Kaybolduğunuzda tabelalar ve elinizdeki dev Türkiye Karayolu Haritası dışında hiçbir anlık veri olmayacak! Yada evden çıkarken alışveriş listesini unuttuysanız, geçmiş olsun çünkü eve geri yürümelisiniz, kimse size fotoğrafını yollayamayacak.

Farklı bir şehirde yaşayan anne babanızı sadece yılda bir kere görebilmek ne zor dimi? Oysa görüntülü konuşma teknolojisi ile uzaklar hep daha yakın olmadı mı? Bundan 30 yıl önce santrallere bağlanıp belkide saatlerce telefon başında beklerken artık her an erişilebir telekom hizmetleri her yerde! Bir araştırma yapabilmek, ödev hazırlmak, bilimsel bir makale yazabilmek için bilgiye erişim ne kadar da zordu. Her şehirde büyük kütüphaneler de yoktu, olanlarda da her kitap bulunmuyordu. Bir dönemin en meşhur bilim ansiklobedileri olan Meydan Larousse’lar araştırma yapabilmek için epeyi kıymetli kaynaklar olarak görülüyordu. Şimdilerde bir bilgiye ulaşmak cep telefonunuzdan internete girip sesli aratma özelliği ile bir saniye kadar kısa bir sürede yüz binlerce bilgiyi önünüze listeliyor! İşte tüm bunlar bir çağın hayali iken bir çağın gerçeği olmuş durumda. Tam da bu yüzden ebeveynler ile çocuklar arasında kuşak çatışması yaşanıyor.

Hızla değişen ve gelişen teknoloji çağının içerisinde doğup büyüyen çocuklar, evrensel bir kültürle yetişiyorlar. Artık sınırlar ve kurallar yerel öğretilerden çok uzaklaşmış durumda. Bir tek çocuklar için değil, artık genç ve yetişkinler de daha bireysel bir yaşantı tercih etmeye başladılar. Bunun en büyük sebebi bireyin ihtiyacı olan herşeye tek bir tuşla halledebilmenin verdiği kolaycılık. Tek tuşla sosyalleşebileceği bir oyun masasına katılabilir, reddedilme korkusu yaşamadan sanal bir dünyada flört edebilecek bir partner bulabilir, acıktığında dünya mutfağından herhangi bir lezzeti evine sipariş edebilir ve hatta hiç evden çıkmadan para kazabilir. Tüm bunlar kendini maskelediği bir sanal dünyada gerçekleşebilirken, neden topluma karışsın ki?

Dijital çağın en büyük velinimeti internet ve telefon kullanımı, bağımlılığa mı sebep olmakta?

İşte bu soru durumun ne kadar da kritik olduğunu bize hatırlatıyor. Teknoloji bağımlılığı günümüzde oldukça yaygın. Nomofobi, yani akıllı telefon bağımlılığı veya diğer bir tabirle sosyal medya bağımlılığının sizde var olup olmadığını anlamak aslında çokta zor değil. Eğer telefonsuz bir hayat düşünemiyorsanız; güne başladığınızda daha yataktan kalkamadan, aklınıza ilk geleni yaparak sosyal medya hesaplarınızı, maillerinizi, mesaj kutunuzu kontrol ederek başlıyorsanız, paylaşımlarınızın izlenme ve beğeni sayısı sizin ruh halinizi belirliyorsa ve dışarıya telefonunuz olmadan çıkamıyorsanız kısacası internetinizin bitmesi veya çekmiyor olması sizin öfkelenmenize, gergin ve mutsuz hissetmenize sebep oluyorsa, sosyal medya bağımlısı olabilirsiniz. 

Bağımlılık herhangi bir madde veya davranışın olmasına dair güçlü bir istek, arzu duymaktır. Bağımlılığa sebep olan madde yada davranış ortadan kalktığında ise yoksunluk hissedilmesi şeklinde gözlemlenir. Bir çok bağımlılık türü vardır, bunlardan bir etken maddeye karşı gelişen bağımlılıklara; alkol , madde, tütün bağımlılığını örnek verebiliriz. Bir de davranışsal bağımlılıklar vardır. Birey bu davranışların sonuçlarının olumsuz olduğunu bilir ancak gene de yapmaktan kendini alıkoyamaz. Davranışsal bağımlılıklara örnek olarak, kumar bağımlılığı, yeme bağımlılığı, spor bağımlılığı, seks bağımlılığı gibi sosyal medya bağımlılığı da bu gurubun içinde verilebilir. Tüm bağımlılıklar tedavi edilmelidir, aksi taktirde günlük yaşantınızı idame ettirmekte zorlanırsınız. Hem fiziksel hem de psikolojik açıdan bağımlılık sizin bedeninizi ve zihninizi yoracaktır. Dolayısıyla hem kendinizde hem de çevrenizde bu tarz tekrarlayan olumsuz davranışlar gördüğünüzde destek sistemlerini devreye sokmanızda fayda vardır. Bağımlılığı yaşayan kişinin teknolojiyi ne sıklıkta ve ne sebeple kullandığını belirlemek önemlidir. Bağımlılık tedavisi konusunda yetkin bir uzmanın desteğiyle, bu sebepler üzerinde çalışılmalıdır. Süreç içerisinde bu bağımlılığın altında yatan psikolojik tetikleyiciler belirlenerek gerekli psikolojik tedavi uygulanmalıdır.

Unutmayın tedavi edilmeyen her bağımlılık artarak kişinin hayatını olumsuz etkiler!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir