Akran Zorbalığına Karşı Sesiz Kalma!

Sıklıkla çevrenizde diğer çocuklardan ayrışmış, sessiz, çekingen çocuklara denk gelmişsinizdir. Bu çocuklara dikkatli yaklaşmakta fayda vardır. Diğerleri tarafından dışlanmış olmak çocukların psikolojik olarak zor bir sınavıdır adeta. Akran zorbalığını genellikle ilk ve orta okul dönemlerinde görmekteyiz. Sıklıkla lise dönemlerinde son bulsa da bu yaş gruplarında da görülebilir.
Akran zorbalığı; çocuğun kendi yaş grubu içerisinde bir yada daha fazla kişi tarafından sistematik bir biçimde kötü muameleye mazur kalmasıdır. Zorbalayan akranları bunu bilerek ve isteyerek yaparlar aslında bir tür güç gösterisidir. Özellikle özgüven sorunları yaşayan olduğu gruba uyum sağlama konusunda problemli, öfke kontrolü olmayan çocukların yaşadıkları sorunları akran zorbalığı yaparak yansıttıklarını görebiliriz. Ancak bu çocuktur bir şey olmaz denilip geçiştirilecek bir konu değildir. Çünkü unutulmamalıdır ki akran zorbalığı hem psikolojik hem de fiziksel sonuçları olabilen bir istismar türüdür. Kendi içerisinde farklı türleri olan akran zorbalığı; fiziksel, duygusal (Çocuğun bir ortamdan dışlanması, görmezden gelinmesi) sosyal, her türlü cinsel zorbalığın (Cinsel saldırılarda çocuğun rızası diye bir şey söz konusu değildir, ancak açıklayabilmek adına; çocuğun istemediği her türlü cinsel temas, cinsel içerikli söz veya görüntüye maruz bırakılmasıdır. Buna örnek yaşıtlarının zorla penisini göstermesi veya kızların eteklerinin açılıp kaçmak gibi davranışları kapsar.) yanı sıra günümüzde siber zorbalığı da artık bu türler arasına almak durumundayız. 
Akran zorbalığının bir çok nedeni olabilir. Hadi gelin neden ortaya çıktığına bir göz atalım;
Özelikle fiziksel olarak güçlü olanın zayıf olanı ezdiği akran zorbalığında, kendini kanıtlamak, bir gruba ait olduğunu veya o grubun lideri olduğunu kanıtlamak, diğerlerinden farklı ve güçlü olduğunu göstermek amacıyla ortaya çıkmaktadır. 
Çocuklar en çok hemcinslerini rol model olarak alırlar, ilk olarak kendi anne-babalarını daha sonra ise çevrelerindeki diğerlerine göre daha dikkat çeken, fark yaratan kişileri örnek alırlar. Ancak her zaman rol model aldıkları kişileri doğru seçemeyebilirler. Sosyal medya, dizi ve filmler bir çok açıdan çocukların rol model belirlemelerinde etkili olabilmekte. Örneğin, herhangi bir dizide beğeni alan, yakışıklı ve karizmatik bir kabadayının adam öldürmesi, haraç kesmesi, küfür etmesi bir çocuk için rol model olabilir dolayısıyla da bu kanallardan edinilen rol modellerin kötü özelliklerini akranlarına yansıtarak kendilerini diğerlerinden farklı olduğunu kanıtlamaya çalışabilir. 
Aile içi şiddet çocukların psikolojisini bozan en büyük sorunlardan biridir. Ev içerisindeki huzursuzluk, ebeveynlerin sıkça çocuklarının yanında tartışması ve bu tartışmalardaki güç dengesizlikleri, kötü söz kullanımı, mutsuz aile ortamı çocukların kolay kolay baş edemediği durumlardır. Her çocuk bu durumu kendi içerisinde farklı şekillerde yaşamaktadır. Kimileri sessizleşip bu şiddet ve olumsuz ortama boyun eğerek akran zorbalığına uğrayan mağduru, kimileri de yaşadıkları bu şiddetin failini örnek alarak kontrol edemediği öfkesini akranına yansıtarak zorbanın kendisi olur. Bir diğer grup ise seyirci kalanlar; onlar zorbalığa tanık olmalarına rağmen engellemeye çalışmazlar; bunun iki sebebi olabilir. Birincisi zorbanın davranışını haklı görüp mağdurun hak ettiğine dair bir inanç geliştirmeleri, ikincisi ise zorbanın davranışından dolayı kendini suçlu hissederek ses çıkaramamasıdır. 
Akran zorbalığının önüne geçebilmek için öncelikle okullarda öğretmenler öğrencileri iyi gözlemlemeli, küçük ipuçlarını iyi değerlendirmeliler. Aynı şekilde ebeveynler çocukları için sağlıklı bir aile ortamı sağlamalı ve çocuğu ile iyi bir iletişim kurabilmesi gerekmektedir. Çocuklarının davranışlarındaki değişimleri fark edebilmeli, destekleyici ve iletişime açık olduğunuzu her an hissettirmelisiniz. Çocuklar güvende olduklarını hissettiklerinde daima gerçekleri anlatırlar. Hem mağdur hem de zorba olan çocukların her ikisi için de doğru yapılan davranışlar taktir edilerek özgüvenleri desteklenmelidir. Özellikle zorbalık yapan çocukların kendilerini ifade edebildikleri, enerjilerini farklı bir yöne aktarabildikleri şiddet içermeyen spor ve etkinlikleri rutinlerine ekleyerek onun gücünü ve enerjisini doğru bir şekilde harcamalarına destek olabilirisiniz.
Zorbalığa uğrayan kadar zorbalık yapanların da birer çocuk olduğunu unutmamakta fayda var. Yetişkin olarak tepkilerinizi bu önemli ayrıntıyı düşünerek vermelisiniz. Eğer çocuğunuzda, danışanınızda ve ya öğrencinizde herhangi bir yerde bir çocuğun akran zorbalığına uğradığını düşünüyorsanız mutlaka kurum yetkilisi, rehber öğretmen veya psikolog ile bu süreci doğru yönlendirmelisiniz. Eğer yaşadığınız zorbalık bir siber zorbalık; sosyal medya veya diğer çevrim içi kanallar aracılığıyla sözel taciz veya hakaret durumlarında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon iletişim Bakanlığının sağlamış olduğu “Alo İnternet Bilgi İhbar 166“ destek hattını arayarak destek alabilirsiniz. Unutmayın bu problem kendiliğinden ortadan kalkabilecek bir problem değildir. Aksine zorbalığa göz yummak sizi sadece seyirci yapar. Hem zorbalığa uğrayan mağdurum psikolojik açıdan iyileşememesine hem de zorbanın bunu normalleştirmesine neden olur.
Çocuklar görmedikleri, mağduru olmadıkları hiçbir davranışı tekrarlamazlar, eğer bir yerde akran zorbalığı varsa ihmal edilmiş bir çocuk vardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir