Küresel Riskler Raporu Açıklandı: Fırtınalı Bir Dünya Geliyor

2024 Küresel Riskler Raporu’nun sonuçları, global iş dünyasının önümüzdeki 10 yıllık süreçte ‘kötümser’ tahminlerle ilerlediğini ortaya koydu. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan tanıtım konferansında konuşma gerçekleştirdi.

2024 Küresel Riskler Raporu’nun sonuçları Marsh Türkiye ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye stratejik ortaklığında, TÜSİAD’ın destekleriyle düzenlenen konferansla açıklandı.

20 yıldır risk algı anketi verilerinden yararlanarak hazırlanan Küresel Riskler Raporu’na göre 2024 yılında insani gelişmelerdeki ilerleme azaldı. Rapora göre gerek yeni gerekse yeniden ortaya çıkan risklere karşı devletleri de bireyleri de savunmasız bırakan bir küresel risk ortamı var. Raporda, “Küresel riskler; küresel güç dinamikleri, iklim, teknoloji ve demografik yapıdaki sistemik değişimler karşısında, dünyanın uyum kapasitesini sınırlarına kadar zorluyor” ifadelerine yer verildi.

Küresel Riskler Raporu

“2034 için katılımcıların % 63’ü ‘fırtınalı veya sarsıntılı’ bir dünya öngörüyor”

Küresel Riskler Raporu’nda kısa vadede dünya için çoğunlukla olumsuz bir görünümün ön plana çıktığına, bu durumun uzun vadede daha da kötüleşmesinin beklendiğine dikkat çeken Marsh Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Bayazıt, “Katılımcılarının yüzde 54’ü kısa vadede ‘istikrarsızlık’ ve ‘orta düzeyde felaket riski’ öngörüyor. Ölçek 10 yıla genişletildiğinde ise katılımcıların kötümserliği artıyor. 2034’e gelindiğinde, katılımcıların yüzde 63’ü ‘fırtınalı veya sarsıntılı’ bir dünya düzeni öngörüyor” diye konuştu.

“Bundan sonraki dönemde 3 temel konuda risk var”

Küresel Riskler Raporu’na ilişkin değerlendirmede bulunan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “Bundan sonraki dönemde karşımıza 3 temel konuda risk çıkıyor. Bunlar; iklim değişikliği, ani hava olayları gibi çevresel riskler, göç-toplumsal kutuplaşma gibi sosyal riskler ve çok önemli olan bir dezenformasyon çağı riski. Küresel Riskler Raporu’na göre ‘aşırı hava olayları’, ‘Dünya sistemlerinde kritik değişiklikler’, ‘biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistem çöküşü’, ‘doğal kaynaklarda kıtlık’ 10 yıllık vadede en şiddetli çevresel dört risk olarak öne çıkıyor. Nitekim iklim krizi çoktan beri kendisini göstermeye başladı. Ülkemiz de hem iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgelerden birinde yer alıyor hem de genel kanının aksine doğal kaynakları oldukça sınırlı” ifadelerini kullandı.

Küresel Riskler Raporu“Eğitimle istihdam arasındaki bağı güçlendirmek zorundayız”

2024 Küresel Riskler Raporu verilerine göre, önümüzdeki 2 ila 10 yıl içinde ilk 10’daki küresel risk arasında toplumsal kutuplaşma, ekonomik fırsatların eksikliği ve gönülsüz göç konularının toplumsal açıdan ön planda olduğunu kaydeden Turan, sözlerine devamla, “Eğitimli ve deneyimli insanlarımız her zamankinden yüksek bir hızda yurtdışına göç ediyor. Bu süreci tersine çevirmek için eğitimle istihdam arasındaki bağı da güçlendirmek zorundayız. Beyin göçünü tersine çevirmek istiyorsak, ekonomik alanda yapılacak reformların yanında tüm özgürlük alanlarında, hukukun üstünlüğünde, dil, din, ırk, cinsiyet, köken ayrımı olmadan tüm eşitsizliklerle mücadelede, çevre ve iklim krizine duyarlılıkta başta olmak üzere pek çok önemli konuda taviz vermeksizin ilerleme kaydetmeye ihtiyacımız var. Gençlerimizin kendi potansiyellerini özgürce gerçekleştirebilecekleri bir iklimi de bu ülkede yaratmak zorundayız” değerlendirmelerinde bulundu.

Küresel Riskler Raporu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir