Değişim ve Dönüşümün Başlangıcı: İçsel Motivasyon

Hayat çizgimizde ilerlerken farklı yol ayrımlarından geçiyoruz. Her bir yol ayrımı, bize farklı seçimler yapmamız için birer fırsat yaratıyor. Bu seçimler ile farklı deneyimler kazandırıyor, hayatımızın akışını belirleyen temel taşları yerlerine koymuş oluyoruz. Her karar, bizi farklı bir yola sürüklerken, hangi yöne gideceğimize dair motivasyonumuz belirleyici bir unsur oluyor. Kısacası tüm bu süreçlerde seçimlerimizi motivasyonlarımız ile belirliyoruz. Peki, nedir bu motivasyon?

Kısaca anlatmam gerekirse, bireyin belirli bir amaca yönelik hareket etmesini sağlayan içsel veya dışsal bir güdüleme sürecidir. Bu güdülenmeyi bir itici güç olarak tasvir edecek olursak; bizi harekete geçiren güç, merak, hayal ya da zorunluluklar karşısında sergilediğimiz bir performansı ifade edebilir. Hem bireysel hem de örgütsel düzeyde hedeflere ulaşabilmek için bireyin enerjisini, yeteneklerini ve potansiyelini kullanma isteğini içerir. Bu bağlamda motivasyonu iki ana başlık altında; içsel motivasyon ve dışsal motivasyon olarak incelemek mümkündür.

Dış motivasyon, bireyin harekete geçmesini sağlayan ödül, beğeni, sosyal takdir veya terfi gibi dışsal etkenler aracılığıyla güdülenmesidir. Bu tür motivasyonda kişinin güdülenmesi, çevresel (dışsal) faktörlerin etkisine bağlı olarak değişir. Özellikle bu dışsal faktörleri şirket içerisinde çalışanların işe olan motivasyonlarını artırmalarına yardımcı olmak adına sıkça kullanıldığını biliyoruz. Ancak, dışsal teşviklerin sürekliliği sağlanmadığında bireyin motivasyonu azalabilir, çünkü birey yaptığı işi içselleştirmekten ziyade, dışsal ödüllere odaklanır. Gel gelelim en önemli nokta ise bireyin mevcut iş ya da davranışa olan ilgisinin, içsel bir itici gücün varlığında, potansiyelini en iyi şekilde değerlendirebiliyor olmasıdır. Kısacası iç motivasyon bireyin tamamen kendi istek ve arzularından beslenen, dışsal ödüllerden bağımsız olarak gerçekleşen bir güdülenme halidir. İçsel motivasyonu olan bir birey, yaptığı faaliyetten doğal bir şekilde doyum elde eder ve onu ilgi çekici, eğlenceli veya anlamlı bulduğu için gerçekleştirir. Bu tür motivasyonda önemli olan dışsal ödüller, baskılar veya cezalar değil, kişinin yaptığı işte duyduğu kişisel tatmini, merakı, keşfetme ve yaratıcı olma arzusu içsel motivasyonunun temel dinamiklerini oluşturur. İç motivasyonu besleyen faktörler arasında; bireyin işine duyduğu ilgi, yaptığı işin onu geliştirmesi, karar alma süreçlerine katılımı yani bir noktada da sorumluluk alması, bağımsız hareket edebilmesi, aldığı geri bildirimler ve yaratıcılığını kullanabilme fırsatları yer alır. İçsel motivasyonu yüksek olan bireyler, yaptıkları işte dışsal teşviklere bağımlı olmadan, bir anlam yükler ve bundan bir doyum çıkararak daha verimli ve sürdürülebilir bir performans sergilerler. Bu durum hem kişisel tatminlerini artırır hem de daha üretken ve yaratıcı olmalarını sağlar.

Her birimiz biriciğiz bunu bir çok yerde vurguluyorum. Tıpkı iş dünyasında yükselen bir şirketin iç dinamiklerinin ne kadar sağlam olursa o kadar hızlı gelişim gösterebileceği gibi bizlerde kendi öz benliğimizi besler ve biricik olduğumuzun farkında olarak yol alırsak, kendimize verdiğimiz değer ve özveri artacağı için herhangi bir işi yaparken ki içsel motivasyonumuz bundan olumlu yönde etkilecektir. Motivasyon önemli tabii, ancak her zaman içimizdeki o itici güce sahip olmayabiliyoruz. Peki, bu durumda ne yapmalıyız? Hayatımız boyunca yaptığımız tüm işleri seveceğiz diye bir kural yok. İşini daha keyifli hale getirmenin yollarını aramalısın. Önemli olan sevmek de değil zaten, o işin senin hayatın için başka bir anlamı olabilir. Konu sadece para kazanmak kadar yüzeysel bir anlamdan ziyade becerilerini geliştiren bir basamak, birine fayda sağlayan bir araç veya seni hayallerine yaklaştıran bir adım olarak değerlendirebilirsin. Hatta zaman yönetimi, kriz çözme ya da disiplin gibi bir çok kazanımların olur. Bakış açın değiştikçe hislerin de değişir bunu sakın unutma! Bir işi yaparken genel olarak faydadan ziyade büyük resme bakıp kolayca ürküp yapmakta olduğumuz ya da yapmamız gereken bir işten kaçtığımız olabilir. Ancak  bu durum sıklıkla tekrarlanıyorsa, büyük resime bakmak yerine ulaşılması kolay ve küçük hedefler belirleyerek, adım adım ilerleyebilirsin.  Basit hedefler, ulaşılması zor olanlara göre daha  motive edici olabilir. Özellikle seni zorlayan bir işi bitirdiğinde kendine ödül vermeyi ihmal etme, bu bir kahve molası olabilir, yemekten keyif aldığın bir tatlı veya hava değişimi için bulunduğun ortamı değiştirmek, temiz havada yapacağın bir yürüyüş bile seni bir sonraki işe başlaman için motive edebilir. 

Değişim ve dönüşüm, sıkça birbirine karıştırılan ancak birbirinden farklı anlamlar taşıyan kavramlardır. Değişim, bir bireyin, sistemin veya durumun süreç içerisinde mevcut halinden farklı bir yapıya bürünmesidir. Genellikle yüzeysel gerçekleşir ve kısa vadeli olabilir. Dönüşüm ise çok daha köklü ve kalıcı bir süreçtir; bireyin, sistemin veya düşünce yapısının temelinde gerçekleşen derin bir yeniden yapılanmadır. Dolayısıyla değişim, dönüşümün ilk adımı olabilir ancak her değişim bir dönüşümle sonuçlanmak zorunda değildir. Değişim daha çok dış etkenlerle tetiklenirken, dönüşüm içsel bir farkındalık ve bilinç gerektirir. Örneğin, bir birey işini, evini, tarzını değiştirdiğinde bu bir değişimdir, ancak düşünce yapısını, değerlerini ve yaşam tarzını kökten yenilediğinde dönüşüm gerçekleşmiş olur. Dönüşüm, değişimi içerebilir ancak değişimden daha köklü, derinlemesine bir yeniden yapılanma süreci olarak düşünülmelidir. Gerçek ve kalıcı değişim ancak dönüşümle birlikte geldiğinde bireyin, toplumun ya da bir sistemin gelişimine katkı sağlar. Bu bağlamda fark yaratan bir değişim başlatmak için içsel motivasyonlarınızı tekrar gözden geçirmenizde fayda var. Yapmış olduğunuz işi bu bir yemek yapmakta olabilir, bir proje hazırlamakta olabilir hiç fark etmeksizin yeterince istiyor muyum, mevcut durum beni tatmin ediyor mu, olduğum yerden, konumdan memnun muyum? Yapmış olduğum iş beni bir sonraki hedefime ulaştırıyor mu? Gibi sorular sizin motivasyonlarınızı belirlemenizede ve ilerlemenizdeki engelleri fark etmenizi sağlayacak. Unutmayın köklü bir dönüşüm için ilk değişim içinizde başlamalıdır…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir